21 Mayıs 2009 Perşembe

3 YAŞINDA M. ENES

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN. HAYIRLI , İMANLI , SAĞLIKLI ÖMRÜN OLSUN.
kepçe ve komyonları çok seven Enes beyimize biraz tuzlu bir akülü kepçe aldık.
İşte lokman'ın Çorum'dan getirdiği (b u espiri) kepçemiz. Özgür Enesten daha hecanlı hediye açılırken.Erkek çocukları dört tekerlekli olsunda....

Hediyeleri veren hümeyra sağolsun Hollanda'dan Enes'e maket bir gemi getirmiş onu verirken hümeyra'' hollandadan '' deyince komşum sadet bende Roma'dan Enes'e bunu aldım deyince hepimiz güldük. Bu sırada lokman espiri yapmadan duramadı bende oğluma Çorum'dan akülü kepçe aldım demesi hepimiz koptuk.
Hollanda'dan hümeyra teyzemiz gemi getirmiş. Enes çok beğendi hemen odasına götürdü yatağının başındaki konsola koydu. Önce gemiyi gece lambası sandı odasının ışıklarını kapattırmıştı. Geminin ışıklarının olmadığı anlatınca olayı çözdük. Teşekkürler hümüş teyzemiz.

Yüzünü gören cennetlik Osman.Enes'in yanına eşlik etsin diye çağırdık ama bir türlü masaya mumları söndürmeye gelmedi kaçtı. Enes'te ona uydu uzun süre kaçtılar ikisi bir gelmediler.İkna çalışmalarımız başarıyya son buldu. Enes'i ikna ettik ama Osman'ı hayır. Giderken babamız çekmiş niye güldüklerini bile bilmiyorum ama Enes'i böyle görmek çok mutlu etti beni.



Özgür bey ve annesi sadet bizi yalnız bırakmadı.


Özgür çikolatalı topları çok sevdi.




ENESİN DOĞUM GÜNÜ
















ENESİN DOĞUM GÜNÜ
















13 MAYIS ENES'İN DOĞUM GÜNÜ

Bugün M. Enes'in doğum günüydü. Bugün oğlum 3 yaşını doldurdu. Dilerim rabbimden sağlıklı, hayırlı, imanlı ömürler versin kuzuma ve tüm kuzucuklara.
Doğum günü pastası olarak uğur böceğini seçti. İnşallah hep uğurlu olur tüm hayatın.

Doğum günü sade bir törenle yaptık. Nurcan teyzemiz, Hümeyra teyzemiz ve komşum sadet ve oğlu bizi yalnız bırakmadı. Küçük osman'ıda çağırmıştık ama tüm ısrarlara rağmen inatla ne mum söndürmek içinne pasta yemek için yanımıza gelmedi.


Enes pastanın mumlarını söndürürken foto çekmeye fırsat vermeden yeniden yakıyorduk. En az 5 kez yakmışızdır herhalde pozu çekmek için. Sadet'in eli bu yüzden küçük yanmalarla ucuz atlattı.








DAYI KIZI ELMASIN DÜĞÜNÜ

Geçen hafta 16 mayıs günü dayı kızının düğünü vardı. Enes düğün ortamından hiç hoşlanmadı.. Müzik sesinin fazla olması onu çok rahatsız etti. Kulaklarını elleriyle kapattı. Bizlere bir şey söylemek için iki elini ağzına götürüp bir şeyler söylemeye çalışıyordu yavrum. Kendisin haricindeki tüm çocuklar özellikle kızlar oynuyor, erkek çocuklar ise balonlarla ordan oraya koşuşturuyordu.

Annem ve nurcan teyzemiz gelinle vedalaşması.
Annemin ikiz kız kardeşi Şengül teyzem,kızları ve torunları. Teyzemi ziyarete gittiğimizde enes annannesinin ikizini görünce çok şaşırdı. sık ziyaret etmediğimiz için Enes bey pek bilmiyor. Düğünde ikisi bir araya geldiğinde hangisi annannen dediğimizde annannesini seçemedi. çok benziyorlar gerçekten. Teyzem ve annem nişanlıyken evlendikten sonra bile eşlerinin ailesi karıştırırlarmış.
Hepimiz bir aradayken bu anı fotolayalım dedik. Enes ,halil ile önde araba oynuyorlar. Foto umurlarında değil.



KIRIKKALE TATİLİ UZADI

Eyüp amcaların evlerine çıkarak uzaktan inekleri seyrediyo. Oturduğu kanepeye uzanıp ellerini çenesin altına alıp hayran hayran izledi ineklerini.
Erik ağıcına doya doya sarıldı. O gün bir erik yedi inanamazsınız. Sürekli ağaçtan erik istedi benden.

Dedesinin bahçesinin nanelerini suladı.


Polenler mahvetti gözlerimi gözümden gözlükler hiç çıkmadı. Allahtan Enes etkilenmedi.



Bahçenin her yerini o küçük maşrapasıyla suladı.




HAFTA SONU KIRIKKALE

Annannesine fide dikmesine yardım ediyor bizim ufaklık.
uzun zamandır burdaki dereden sular akmıyordu. Bu sene bereketli olunca akmayan dereler bile aktı. bizde bu anı görüntüleyelim dedik.
Burda halil'in annesi hülya teyzemiz, lokman babamız bile suyun akışını dayanamayıp arabadan indiler.



Burası babamın amcasının oğlu Eyüp Albayrak'ın çifliği. Kırıkkale'ye bahçeye geldiğimiz zaman mutlaka eyüp amcalara uğramadan geçmiyoruz. Hem sütümüzü ,yumurtamızı alıyoruz hemde Enes bey inekleri doya doya seyrediyor. Bu sefer inekler sağlırken tutturdu memesine dokunacağım korkmadı gitti tuttu. Bu resimde yavru inekleri yani buzaları ayrı yere koymuşlar , Enes beyimiz yakından seyretmeye gitti.


Burda sizce ne gösteriyorlar? Ben size söyleyeyim; Eyüp amcalara gittiğimizde bahçelerinin önünde toprağa gömülü biraz dışarıdan görünüyoo kemik bulmuşlar onu gösteriyorlar. İşin komik tarafı bu bir dinozor kemiğimiş. Enes '' anne dinozor kemiği bu' derken biraz şaşkın biraz da korkar ürkek durumda.Halilin uydurmasına ciddi ciddi kanmış bizim ufaklık.


DEDENİN BAHÇESİNDE ÇAPA

Toprakla su ile oynamayı çok seven M. Enes paşa, bu sefer eline kendi küreğini çapasını alıp bahçe çapalamaya başladı.

Enes beyimiz en çok sevdiği hatta hayran olduğu teyze oğlu halilde yanından hiç ayrılmadı.Enes çapa yaptı halil su döktü. Ayrılmaz ikililer.

Bakarmısınız çokta başarılı bu konuda.


Burda 'da karıncaları inceliyorlar. Uzun bir yol yapan karıncalar enesin ve halil'in gözetimindeler. Haa birde yumurtalarını görmüşler onları inceliyorlar.


Baharı çok seviyorum. Bu bir ayva ağacı




9 Mayıs 2009 Cumartesi

HAFTA SONU ALTINPARK KEYFİ

Arabadan iner inmez hemen fiskiyelerin yanına koştu. Hülya ablamın kızı şeyme , Nurcan teyzemizle birlikte.
Zor durduruyoruz foto çekmek için inanılmaz hoşuna gidiyo su. fiskiyede gördü ki durdurana aşkolsun. İçene girecek engel olmazsak.


En sonunda bir poz yakaladık. Şu bisiklet öyle rahatlık ki, gittiğimiz bütün parklara gezilere götürüyoruz. önceden biraz yürüyo kucağına baba kucağına al anne kucağına al. Babasıda bende taşımaktan helak oluyorduk. artık rahat rahat geziyoruz. Sürmeyide iyice ilerletti ki artistik hareketler yapıyo. Yokuş yukarı çıkarken ayağa kalkarak sürüyo güç alıyo. Akıllıca.tabi bütün gün bisiklet sürmekten yorulunca bu sefer gidene kadar bisikleti biz taşıyoruz.





Atlara binmeye gittiğimizde yeni getiriyorladı bu hayvanları. Hepsini bir kafese koydular. İki tavşan, üç saçaklı horoz ve bir kankal yavrusu bir arada inanılmaz bir şey. kangal yavrusu da çok tatlıydı. Diğerlerine zarar verecek hiç bir şey yapmadı. hatta oyun oynamak ister gibi tavşanların yanından ayrılmadı.

Enes hayvanları çok seviyo ama biraz da korkuyo sanırım. Benden ve teyzesinden cesaret alarak tavşanı sevmeye çalıştı parmaklıklar ardından. Belgesel izlemeyi hayvanat bahçesini gezmeyi sevmesine rağman dokunmaktanda çekiniyo. Belkide büyük hayvanlardan çekiniyo olabilir. Çünkü geçenlerde lokman bahçedeki naneleri getirmiş torbayla bende kurutmak için ayıklıyordum.Birden nanenin içinde küçük bir tırtıl gördüm enesi çağırdım hemen koşarak geldi ve eline aldı parmaklarıyla sıkıştırıyo oynuyo. Ben tabi korkutmamak için önce bir şey söylemedim ama dayanamadım bir çığılık attım. (hiç sevmem tırtılı solucanı ) yazık sesimden nasıl kortuysa elindeki attı tabiı. Tırtıl fazla eziyet görmemesi ve benim ruh sağlım açısından dışarıya attım.


Yemek problemimiz olduğu için hayvanlardan bahsediyorum sürekli. Aslan şöyle yaptı kaplan nasıl kükredi diyerek yediriyorum. Geçenlerde beni kızdırdığı için aslanla korkutuyum dedim bana nedesin 'dişleni çıkatıyım keseyim, beni ısımaz' demesinmi. Hem seviyo hem korkuyo hemde neler yapmayı panlıyooo sıpaaa....
Atlara binmeyi çok seviyo. Özellikle Altınpark'a atlara binmek için getiriyoruz. Beyimiz küçük midillilere değil 'Ben böyük ata bincem' deyip durdu. Aslında beraber binmek istedim ancak yasakmış.Yasağın sebebi güvenli değilmiş. Aslında böyle pek güvenli değildi ama bende yanından hiç ayrılmadım. Nasıl güvenlikse.....
Beyimiz atınıda kendisi seçti.


Bu da bir kaç haftalık tayımız. Hava güzel diye tayları çıkarttılar çok güzellerdi. Bir zıplayışı vardı inanamızsınız. Hani kuzular nasıl zıplıyo onlarda öyle. çok tatlılar. herşeyin küçüğü güzelmış.


Atını seçerken zor poz aldım.


Binmek için sabırsızlanmıştı.